2 results listed
Çalışma kapsamında, ülkemizde üç ana ulaşım türünün çevreye etkileri açılardan
karşılaştırmaları yapılmıştır. Ulaştırma sektöründe modlar bazında, enerji tüketimlerinin
incelenmesi ve enerji verimliliğini arttırmak adına yapılan çalışmalara yer verilmiştir.
Devamında ise, ulaşım türlerinin çevresel etkileri araştırılmıştır. Karayolu, demiryolu ve
denizyolunun; hava kirliliği, su kirliliği, gürültü kirliliği ve kaza riskleri gibi çevresel etkileri
incelenmiştir. Mevcut durumda karayolu ağırlıklı taşıma hizmeti verilmesi sonucunda enerji
tüketimi, hava kirliliği, gürültü kirliliği ve kaza riski oldukça yüksek olmaktadır. Çevresel
etkileri azaltabilmek için; yeni demiryolu hatları yapılmalı ve yeni koridorlar oluşturularak
çevre dostu olan bu türün oranı arttırılmalıdır. Denizyollarında ise, deniz ticaret filomuz
yenilenmeli, limanlarımızın çağa ayak uydurması sağlanmalı ve çevre açısından avantajları
olan bu türden daha etkili bir şekilde faydalanılmalıdır.
Within the scope of the study, the effects of the three main transportation types in our
country were compared from the environmental impact perspective. In the transportation
sector, some modes of study were carried out to examine energy consumption and to
improve energy efficiency. Subsequently, the environmental impacts of transportation types
were investigated. Environmental impacts of railway, maritime and highway such as air
pollution, water pollution, noise pollution as well as accident risks were examined. In the
current situation, as a result of highway weighted transportation service, energy
consumption, air pollution, noise pollution and accident risk are very high. To reduce
environmental effects; new railway lines should be built and new corridors should be created
to increase the rate of this environmentally friendly line. On the other hand, maritime
commerce should be renewed, our harbors should be kept up to date, and this transportation
mode which is environmentally friendly should be used more effectively.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Onur Öztürk
oğuz Öztürk
Çalışma kapsamında, karayolu, demiryolu ve denizyolu ulaşım türlerinin birbirlerine göre güçlü ve
zayıf yanları ve ülkemiz açısından şansları araştırılıp, değerlendirilmektedir. Araştırmalar
göstermektedir ki, 2020 yılında Türkiye’deki yolcu trafiği 540 milyar yolcu-km’ye, yük trafiği ise 300
milyar ton-km’ye çıkacaktır. Artışın bu şekilde devam ettiği düşünüldüğünde, yolcu ve yük taşıma
talebinin artık tamamen karayolu ağırlıklı olarak sürdürülebilmesi mümkün görülmemektedir. Oysa
bugün ülkemizdeki taşıma hizmeti, geçmişten gelen yanlış politikalar neticesinde, karayoluna bağlı
hale gelmiştir. Bu bağlılığın faturasını ise her yıl ortalama 6.000den fazla kişi trafik kazalarında
yaşamını yitirerek, binlerce kişi yaralanıp sakat kalarak ve yüksek maddi hasarlarla ödemekteyiz.
Ülkemizin topografyası ve konumu, türlerin yaygınlaştırılma imkanları incelendiğinde, diğer iki mod da
karayolu gibi yaygın kullanılmaya oldukça müsaittir. Yeni politikalar ve türlerin sunduğu imkanlar
dikkate alındığında ise; demiryolları ve deniz yollarının etkin bir şekilde kullanılması vazgeçilmez bir
zorunluluktur. Bu nedenlerle, mevcut demiryolu şebekelerinden en üst düzeyde yararlanmak ve
demiryollarını köhneleşmiş yapısından kurtarmak için altyapı iyileştirme ve modernizasyon
çalışmalarına ağırlık vermek, bir o kadar da denizyollarını araç ve hizmetteki limanlar açısından
geliştirmek oldukça önemlidir.
Within the scope of the study, the strengths and weaknesses of highway, railway and maritime
transport types compared to each other and their chances in terms of our country were explored and
evaluated. Research shows that in 2020, passenger traffic in Turkey will increase to 540 billion
passenger-kilometers, while freight traffic will be 300 billion ton-km. When the increase is considered
to continue in this way, it is not possible for passenger and freight transport demand to be maintained
entirely by highways. Today, however, the transport service in our country has become dependent to
the highway due to the wrong policies from the past. The bill for this commitment is that every year an
average of more than 6,000 people lose their lives in traffic accidents, thousands of people are injured
and disabled and face high property damage. When examining the topography and location of our
country, the possibilities of spreading the transportation types, the other two modes are very suitable
for widespread use similar to highways. When new policies and possibilities are considered, the
efficient use of railways and maritime transportation is an indispensable necessity. For these reasons,
it is very important to focus on infrastructure improvement and modernization studies in order to make
the most of the existing railway networks and to save the railways from the dilapidated structure, and
to develop the maritime routes in terms of the ports vehicles and services.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Onur Öztürk
oğuz Öztürk